KERVAN FM 93.7 | HAK YOLUN KERVANI
KERVAN FM CANLI YAYIN
Şuan KERVAN FM'de

KÖYLÜNÜN SESİ

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
05:30   HATM-İ ŞERİF
06:30   ESMA-ÜL HÜSNA
07:00   TARİHTE BUGÜN
07:30   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
08:00   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
09:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ
09:30   GAZİANTEP BASINI
10:00   İSTEK KERVANI(CANLI)
12:00   KUR'AN İKLİMİ
12:30   MÜZİK
13:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
13:30   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:30   AYDINLIĞA DOĞRU
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
15:30   MÜZİK
16:00   AKŞAM İSTEKLERİ(CANLI)
18:30   ANA HABER(CANLI)
19:00   ANA HABER(CANLI)
20:00   TARİHTE BUGÜN
19:30   MÜZİK
21:00   MÜZİK
22:00   KÖYLÜNÜN SESİ
22:30   MÜZİK
23:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
23:30   MÜZİK
00:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ(YARIM CÜZLÜ)
01:00   GECEYE UYGUN İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

"Muhakkak, her zorlukla beraber bir kolaylık vardır." (İnşirâh - 6)

Hadis-i Şerif

"Kul tevâzu edince, Allah Tealâ onu yedi kat göklere kadar yükseltir." [Feyzü'l-Kadîr]

ANKET
 RADYOMUZU NASIL DİNLEMEYE BAŞLADINIZ 
 ARKADAŞ TAVSİYESİ İLE
 İNTERNETTEN
 FREKANS KARIŞTIRIRKEN
 AFİŞ VE REKLAMLARDAN
 DİĞER
Diğer Anketler
Gaziantep Hava Durumu
GAZIANTEP
Minnetin En Güzeli: Resul

Al-i İmran suresi, yarısından itibaren Uhud savaşını işliyor. Uhud savaşını Bedir savaşı ile kıyaslıyor, zafere götüren yolları ve hezimeti intaç eden sebepleri sıralıyor. Uhud yenilgisi etrafında koparılan fırtınaları, yenilginin yaralarını ...

لَقَدْ مَنَّ اللّهُ عَلَى الْمُؤمِنِينَ إِذْ بَعَثَ فِيهِمْ رَسُولاً مِّنْ أَنفُسِهِمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِهِ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَإِن كَانُواْ مِن قَبْلُ لَفِي ضَلالٍ مُّبِينٍ

Al-i İmran suresi, yarısından itibaren Uhud savaşını işliyor. Uhud savaşını Bedir savaşı ile kıyaslıyor, zafere götüren yolları ve hezimeti intaç eden sebepleri sıralıyor. Uhud yenilgisi etrafında koparılan fırtınaları, yenilginin yaralarını katmerleştirmeye çalışan Yahudiler ile onların yanında yer alan münafıkların iddialarını çürütüyor, saldırılarını bertaraf ediyor. Tabi Müminlerden de çıkarılması gereken dersleri çıkarmalarını, Yahudi ve münafıkların saldırılarını bertaraf ederken bunun hiç yaşanmamış gibi algılanmasının da önüne geçiyor.

Bu ayeti kerimenin sibakında özellikle Al-i İmran 156. Ayette belirtildiği gibi münafık ve Yahudilerin “Eğer yanımızda olsalardı, öldürülmezlerdi” sinsi ve çürük iddiaları ile bu yenilginin, bu bedelin, ölümlerin ve sıkıntıların asıl nedeninin Hz. Resulullah aleyhi`s-salatu ve`s-selam olduğu yönünde alttan alta bir şayia yaymaya, Müminlerin bilinçaltlarına böyle bir kanı yerleştirmeye çalışıyorlar ki bu şekilde resul sevgisine darbe vurabilsinler.

İşte bu ayet-i kerime Müminlerin kalplerinde yer edinmiş, bilinçaltlarına yerleşmiş olan Allah Resulü(salallahu aleyhi ve sellem)’nün sevgisine yönelik saldırıları bertaraf edip var olan sevgiyi takviye ediyor, güçlendiriyor.

Allah Resulü’nün yanında bulunmak, Onun maiyetinde bulunmak beraberinde birçok zorluğu getiriyor olabilir. Zaferle sonuçlanmasına rağmen Bedir savaşının zorluklarıyla, yenilgi ile neticelenen ve birçok yaraya hedef olmalarına neden olan Uhud savaşının sıkıntıları ile karşılaşılabilir. Mekke devrinde olduğu gibi boykot ve işkencelere duçar olup yerini yurdunu terk etmek zorunda bırakılabilir. Ama Resulün yanında yer almak, Onun taşımış olduğu misyonun ortağı olmak, hidayet rehberi vasfına haiz olmak, insanlığa önderlik etmek; tüm zorlukları ile beraber büyük bir nimettir, bir minnettir.

O halde böylesine önemli bir görevi bulunan bir ümmetin şu önemli hedefin gölgesinde basit ve değersiz kalan şeylerle kafasını meşgul etmesi uygun değildir. Şu büyük gayenin gölgesinde rahat ve kolay görünen kurbanlar ve acılarla muzdarip olması yakışık almaz. 1

مَنَّ/minnet; herhangi bir karşılık beklemeksizin ihsanda bulunmak manasını ifade ediyorsa da nimet, sahibini minnet sahibi kılıyor.

Allah (cc) Müminler üzerinde minnet sahibidir. Zira gönderdiği resul onlardan biridir; melek veya başka bir varlık değil de insan olarak onlardan biridir ki bu şekilde Onun örnekliğinde sıkıntıdan kurtuluyorlar ya da tanıdıkları, ahlakını ve temiz geçmişini bildikleri, kendilerinden biridir ki böylelik Ona tebaiyetin sıkıntısı ortadan kalkmış oluyor. 2

Allah (cc) Müminler üzerinde minnet sahibidir; zira bu ümmetin temellerinin atılması, inşası, sapıklığın ve küfür ile şirkin karanlığından ilim ve hikmetin ve imanın nuruna çıkılmasında bizzat O önderlik etmiş, Onun gözetiminde gerçekleşmiştir. Böylelikle önlerine güzel bir örneklik konulmuş, en büyük tecrübe ve birikime Onun önderliğinde ulaşmışlar. 3

Bu Resul onları, onlara okuduğu Allah (cc)’ın ayetleri ile temizliyor. Allah (cc)’ın ayetleri mü`min kalplerde imanı ve takvayı ziyadeleştirir.4 İman temizleyicidir. Bir kalbe iman/takva girdi mi artık orada ne zahiri ne de batıni kir ve necasetler tutunamaz. Kalbi şirk/küfür ile günahların necasetinden temizler. Temizlenmiş bir kalp, kalıbını da temizlenmeye zorlar. Hz. Resulullah aleyhi`s-salatu ve`s-selam imanı kalplerinde ihya etmekle onların kalplerini temizlerken nasihat ve temiz yaşantısıyla, onlara öğrettiği İslam medeniyeti ile beden ve çevrelerini temizliyor.

Onları kemale erdirmek için noksanlıklardan temizliyor, zira insanın kâmil bir hale ulaşması şu iki husus ile gerçekleşir: Hakkı bilmek ve onunla amel etmek... Başka bir tabirle: İnsan nefsinin iki kuvveti vardır: Kuvve-i nazariyye (tefekkür kuvveti, akıl kuvveti..) ve kuvve-i ameliyye. Hak Teâlâ, Hz. Resulullah (s.a.v)`a, her iki kuvvet hususunda da insanları kemâle erdirmeye bir sebep olması için, Kur`ân-ı Kerîm`i indirmiştir. Kur`an ayetlerini onlara okumak suretiyle hakkı öğretiyor kuvve-i nazariyelerine hitap ediyor. Onları temizlemeleri ise; amele aktarmanın yani onların kuvve-i ameliyelerine hitap ettiğine delalet ediyor.

Kitab ve hikmetin talimi ile ilgili olarak âlimler iki farklı görüş belirtiyorlar.

1- Burada kitap Kur`an’dır. Hikmet ise Hz. Resulullah aleyhi`s-salatu ve`s-selamın sünnetidir. Zira sünnet Allah (cc)’ın kitabının şerhidir. Tam olarak kitabın ne demek istediğini, güzelliklerini, derin manalarını öğrenmemizi sağlar.

2- Ya da kitaptan kasıt Kur`an-ı Kerim’deki ahkâm ayetlerinin zahirleridir. Bu görüşü kabul edenler Beyyine suresinde geçen فِيهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌ ayetindeki kitabın cem’i olan Kütüb kelimesini de bu manada kullanıldığını delil olarak gösteriyorlar.

Hikmet lafzının ise hükümlerin güzelliklerini, sırlarını ve hikmetlerini, hedef ve gayelerini anlatan derin manalar olduğunu söylüyorlar. 5

Her halükarda Hz. Resulullah aleyhi`s-salatu ve`s-selam Allah (cc)’ın emri ile Müminlere bir şey öğrettiği zaman sadece akıllarına veya sadece kalplerine hitap etmiyordu. Her iki uzvun birbirinin destekçisi olması için yaratıldığının bilgisi ile hükümlerle akıllarına hitap ettiği gibi hikmet ile de kalplerine hitap ediyor.

Hiç şüphesiz nimet güzeldir. Ama yokluktan sonra olduğu zaman daha güzeldir. Eman/emniyet güzeldir ama korku ve dehşetten sonraki emniyet çok daha güzeldir. Yine aynı şekilde ilim/ilmin aydınlığı ve nuru güzeldir, ama cehaletin koyu karanlığından sonraki ilim ve hikmet çok daha güzeldir.

Allah (cc) Müminlere ne kadar büyük bir nimette/minnette bulunduğunu ayetin sonuna yerleştirmiş olduğu ibare ile daha beliğ bir şekilde ifade ediyor.

Zira onlara resulü gönderdiği zaman onlar başıboş avareler gibi sağa sola savruluyorlardı. Bir hedef ve amaçları yok, kıblelerini şaşırmıştılar. Onlara Allah’ın ayetlerini okuyup onları temizlerken onlar şirkin kiri ile günah ve sapıklığın necaseti içerisinde boğuluyorlardı. Onlara kitap ve hikmeti öğretirken cehalet onları koyu karanlıkta kan deryalarında boğduruyordu. Bu hikmete binaen olsa gerek Allahu Teâlâ nimet kelimesi yerine minnet kelimesini tercih etmiş.

Ayet-i kerimeden anlaşılanları madde madde sıralayacak olursak;

1- Resul bizden biridir. Ayrı bir cins olan meleklerden değil ki tebaiyeti zorlaşsın… Hem de tanımadığımız yabancı biri değil. Bizden biri… İnsan kendisinden olana bağlanır, onu sever, onu korumaya, yitirmemeye çalışır. Bu fıtratın gereğidir.

2- Peygamberin bize okudukları heva-i nefsinden olanlar değildir. Rabbimizin ayetleridir.

3- Peygamber bizi temizliyor. Öyleyse ona teslim olmak, kendimizi onun kollarına bırakmamız lazım. Bizi temizlemesine müsaade etmemiz lazım…

4- Resul bir eğitimci olarak bize talim ediyor. Sosyal hayatımızda gerekli olan hak-hukuk kaideleri ile düzenli yaşamanın direktiflerini öğretiyor. Hem de ruhen yükselmemiz, Rabbimizin sanatını görüp Onu daha iyi tanımamız için hem şeriatının, kitabının hem de eserlerinin hikmetlerini de öğretiyor aynı şekilde…

O yüzden bu resul bizim için en büyük nimettir ve dolayısı ile minnet sebebidir.

Faruk Hamza / İnzar Dergisi - Nisan 2012




1914 kere okundu.
Diğer Makaleler