KERVAN FM 93.7 | HAK YOLUN KERVANI
KERVAN FM CANLI YAYIN
Şuan KERVAN FM'de

MÜZİK

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
05:30   HATM-İ ŞERİF
06:30   ESMA-ÜL HÜSNA
07:00   TARİHTE BUGÜN
07:30   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
08:00   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
09:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ
09:30   GAZİANTEP BASINI
10:00   İSTEK KERVANI(CANLI)
12:00   KADIN SAHABİLER VE BİZ
12:30   MÜZİK
13:00   CUMA SOHBETİ
13:30   MÜZİK
14:00   ÖZEL GÜNDEM
14:30   AYDINLIĞA DOĞRU
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
15:30   MÜZİK
16:00   AKŞAM İSTEKLERİ(CANLI)
18:30   ANA HABER(CANLI)
19:00   ANA HABER(CANLI)
19:30   MÜZİK
20:00   TARİHTE BUGÜN
21:00   ÖZEL GÜNDEM
22:00   ANALİTİK EĞİTİM
22:30   MÜZİK
23:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
23:30   MÜZİK
00:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ(YARIM CÜZLÜ)
01:00   GECEYE UYGUN İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

Sizi bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur. Bir de O'nun katında muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Siz hala şüphe ediyorsunuz. (En’âm - 2)

Hadis-i Şerif

Kim, sözleşme yaptığı kimseye zulmeder, hakkını kısar veya gücünün üzerinde bir şey emreder yahut rızası dışında bir şeyini alırsa kıyâmet günü onun aleyhine bizzat ben delil (ve davacı) olacağım. [Ebu Davud, Harac 33]

ANKET
 RADYOMUZU NASIL DİNLEMEYE BAŞLADINIZ 
 ARKADAŞ TAVSİYESİ İLE
 İNTERNETTEN
 FREKANS KARIŞTIRIRKEN
 AFİŞ VE REKLAMLARDAN
 DİĞER
Diğer Anketler
Gaziantep Hava Durumu
GAZIANTEP
NİSAN YAĞMURU

               Sensizlikten çoraklaşmış gönüllere artık yağ. Yağ ki gönüller varlığınla coşsun. Kederler sona ersin, alem nurlara yeniden ğark olsun.  Hayat bulsun nebatat ve cemadat, yer ve gök varlığınla şeref bulsun. Ey onsekizbin aleme Mustafa gelişin varlığa şeref sunsun, mazlumlara sefa olsun…  her sözün yeniden hayat bulsun günümüz Yesriplerinde, nefesin yükselsin yine mescidin minberinden ve yaşansın Bedirlerin ve Hayberlerin yalnız senin önderliğinde, bir senin izinde… Yağ üstümüze ey nisan yağmuru sağnak sağnak. Böylece hayat ver ölü kalplerimize. Nefes ver üstümüze, şeref ver evlerimize, yurdumuza, barkımıza… Gönüllerimiz senle sürura ersin. Kahrolan bir gençlik yeniden hayat bulsun. Bitsin artık nefislerin esareti. Bitsin zülüm üstüne payidar olmaya kalkanların devleti. Can bulsun insanlık Senin sesinle. Hayat bulsun varlık can veren o nefesinle. Ve yeniden meydanlara dökülsün Yesriplerin. Talaal bedrü desin tek bir ağızdan bekleyenlerin. Gel ey nebi bu kez ihyamız yolunda  Senin. Ölü toprağa can ver ki tüm alemlere rehber olsun sözlerin…

 Susuz hayat nasılsa sensiz insanlık o… ey gecelerin karanlığını yırtan şafak. Fecirlerin doğsun artık üzerimize…  Yırtılsın tüm karanlıklar, devrilsin zülüm tahtları. Yeniden kızıl bandajını bağlasın Ebu Dücanelerin, tüm malını yoluna döksün Ebu Bekir ve Ömerlerin. Yeniden dirilsin dört yanında dünyanın Ammar ve Yasirlerin…

            Hayaller üzerine bir dünya kurduk, bilmem kaç bin yalana aldandık. Yüksek binalara dikildi gözümüz, cazibedar hülyalara kaydı gönlümüz. Bir dünyanın cazibesine aldandık, bir de gönlü hayallere kaptırdık. Hakikat düşman kesildi yüreğimize, adalet düşman oldu devletimize. Ne hürriyeti savunduk hakkınca, ne de adaleti kaim ettik kıvamınca. Darmadağan oldu yuvalarımız, viraneye döndü evimiz ve barkımız. Haydutları iktidar ettik yeryüzümüzde.  Zulümlere çanak tuttuk hep gönlümüzde. Senden sonra mercanlardan saraylar kurduk. Aç yatan kardeşimiz olunca bizler yalanla avuna durduk. Ey gönül sultanı yağ gönlümüze. Yağ ki nisan yağmurlarıyla hayat bulalım. Böylece huzura adım adım varalım. Yağ ki yeniden anlasın insanlık seni. Yeniden kavrasın yüceliğini. Bitsin artık zulümler tek tek. Yerlere devrilsin zalimler yek bi yek. Adalet sarayları kurulsun yeniden Afrikadan Asyaya. Rahmet esintileri essin denizlerden sahraya. Ve yeniden yola çıksın orduların yıkmak üzere Hayberleri,  Kayserleri, Kisraları… Saf saf olsun tüm müminler ardınca feda etsin yoluna anaları, babaları, canları… Ey nebiler zincirinin son halkası, peygamberler hatemi, son dinin nebisi, alemin Muhammed Mustafası… 

                    Ey i’tidal ve dengenin Peygamberi! Ardınca melekleştirmeye kalktı kimileri seni. Akıllarınca yüceltiyorlardı peygamberleri. Söküp attılar hayatın her alanından. Değer verme adına tahkir ediyorlardı anlamayınca nübüvvet misyonundan. İnsan üstü kıldılar bedenini, canını. Anlamadılar bir türlü “ Ben kuru et yiyen bir kadının oğluyum”  nidalarını. İzlenmeyen, örnek alınmayan bir misyon yüklediler sana. Adın sevda ile titretirken gönülleri,  dinin Süreyya yıldızı kadar uzaklardan seyreyledi ümmetinin halini. Bir de bu ifrata tefrit ile cevap verenler. Seni sadece bir postacı gibi görenler. O mükemmel bir nebiydi geldi ve gitti. Onun bu dünyada ölümüyle işi bitti diyenler. Seni tarihin karanlıklarına gömenler, misyonunu da Mekke’ne, Medine’ne has bilenler. Kuran bize yeter peygambere ne gerek sözleri. Muhammed geldi vazifesini yapıp gitti ve her şey bitti terennümleri. Yine bunlarca da izlenemedin. Örnekliğin 15 asır öncesine hapsoldu. İnsanlık nurundan mahrum oldu. Sen Rabbinin kitabında vasfettiği gibisin. Gönderilişin alemlere rahmet, hayatın tüm inananlara en iyi örnek. Tabi olmadıkça sana, boş bir iddea Allahı seviyorum demek. Her sözün, davranışın ve amelin, kurtuluşuna işaret ediyor dünya ve ahretin. Ey kendisi gibisi gelmemiş olan nebi. Tevratın  münhemennası, İncilin Farakliti ve Kuranın Ahmedi. Gel yeniden misyonunla gel cihana. Sünnetinle gel, devletinle gel, izzetinle gel dünyama…

                    Ey Rabbinin, meleklerinin ve müminlerin kendisine salat ettiği! Sünnetin yeniden ihya olsun ulemada ve ümerada, havasta ve avamda, gençlikte ve ihtiyarda…  Misyonun yeniden hayat bulsun ahir zamanın meydanlarında… Ve siretin izlenilsin adım adım tüm diyarlarda… 


ZÜLFİKAR FIRAT İNZAR DERGİSİ SAYI:91



1470 kere okundu.
Diğer Makaleler