KERVAN FM 93.7 | HAK YOLUN KERVANI
KERVAN FM CANLI YAYIN
Şuan KERVAN FM'de

MÜZİK

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
05:30   HATM-İ ŞERİF
06:30   ESMA-ÜL HÜSNA
07:00   TARİHTE BUGÜN
07:30   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
08:00   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
09:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ
09:30   GAZİANTEP BASINI
10:00   İSTEK KERVANI(CANLI)
12:00   HADİS DERYASI
12:30   MÜZİK
13:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
13:30   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:30   AYDINLIĞA DOĞRU
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
15:30   MÜZİK
16:00   AKŞAM İSTEKLERİ(CANLI)
18:30   ANA HABER(CANLI)
19:00   ANA HABER(CANLI)
19:30   MÜZİK
20:00   TARİHTE BUGÜN
21:00   MÜZİK
22:00   KADIN SAHABİLER VE BİZ
22:30   MÜZİK
23:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
23:30   MÜZİK
00:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ(YARIM CÜZLÜ)
01:00   GECEYE UYGUN İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır. (En’âm - 59)

Hadis-i Şerif

"Her takvâ sahibi , Muhammed (sav) 'in ehl-i beytindendir." [Taberani]

ANKET
 RADYOMUZU NASIL DİNLEMEYE BAŞLADINIZ 
 ARKADAŞ TAVSİYESİ İLE
 İNTERNETTEN
 FREKANS KARIŞTIRIRKEN
 AFİŞ VE REKLAMLARDAN
 DİĞER
Diğer Anketler
Gaziantep Hava Durumu
GAZIANTEP
Neler oluyor?

Yaklaşık iki yıldır görevine de devam ediyordu.

Ne zamanki hükümet, taşeron işçilerini sürekli kadroya geçireceğini söyledi, Hüseyin de müracaat etti.

Etti ama etmez olsa idi.

Başına gelmeyen kalmadı.

Artık bir zulüm furyasına dönüşmüş şu meşhur ‘Güvenlik Soruşturması'na takıldı.

Kendisine isnat edilen suç ise 2015-2017 yılları arasında Hizbullah Örgütü kapsamında süreklilik arz eden tehlikeli(!) faaliyetleri…

Neymiş acaba bu tehlikeli faaliyetler diye kısa bir araştırma yapınca gerçek ortaya çıkıyor:

Bahse konu tarihler, 6-8 Ekim şehitlerinin davasının görüldüğü ve kamuoyunda “Yasin Börü Davası” olarak bilinen mahkeme süreci.

Yani Hüseyin Gökgöz, kardeşi Şehit Hasan Gökgöz'ün mahkemesine katılmakla terör suçu işlemiş ve bu gerekçe ile sürekli kadroya alınmadığı geçtiğimiz Cuma günü kendisine tebliğ edilmiş.

Bununla da kalınmayarak iş akdine de son verilerek işten atılmış.

Buyurun buradan yakın!

Güler misin, ağlar mısın?

Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve kamuoyunda insani-vicdani hassasiyet taşıyan herkes ve her kesimin sahip çıktığı, her mahkemesine Anadolu'nun çok farklı yerlerinden yüzlerce insanın katıldığı, ortalama her Anadolu insanının vicdanı haline gelen Yasin Börü ve arkadaşlarının davasına katılmak terör suçu oluşturuyormuş meğer.

Kimse kusura bakmasın arkadaş, mızrak çuvala sığmıyor artık!

“Halkının dostu devlet” anlayışı gitmiş, “Halkına düşman devlet” anlayışı yeniden hortlamış.

Kemalizme muhalif, kavmiyetçiliğe muhalif, laikçiliğe muhalif ne kadar insan varsa ‘ayıp' kelimesini de aşan bir seviyesizlikle fişleniyor, işe alınmıyor, güvenlik soruşturmaları ile emeği-alın teri-ekmeği çalınıyor; taşeron işçisi ise iş akdi feshediliyor ve hakeza…

Kurtuluş Savaşı meydanda kazanıldı ama masada kaybedildi.

15 Temmuz da aynı akıbete dûçar mı olacak?

Şu hale bakın:

‘Merdiven altı' gibi ucube ve ucu açık bir kavramın arkasına sığınılarak 15 Temmuz'da tekbirler ve salâvatlarla müntesipleri meydanlara koşan cemaatler FETÖ torbasına konularak tasfiye edilmek isteniyor.

Din, tamamen devletin tekeline alınmak isteniyor.

Diyanet, Cumhuriyet'in ilk kuruluş yıllarındaki gibi siyasal iktidarın icraatlarına fetva yetiştiren bir kurum haline getirilmek isteniyor.

Kim yapıyor, ne yapıyor, niçin yapıyor; kim uyuyor, kim göz yumuyor… gibi soruların bir kıymet-i harbiyesi kalmıyor artık.

15 Temmuz'da Kısıklı da dâhil olmak üzere birçok meydanda konuşma yapan bir kardeşiniz olarak bize yöneltilen “Tayyipçi” eleştirilerine şu cevabı vermiştim:

Bizler Tayyipçi değiliz; ancak Tayyip Bey'in şahsında hangi değerlere düşmanlık edildiğini göremeyecek kadar kör de değiliz!

Şimdi ise şunu görmemek için kör olmak gerekiyor, diyorum:

Darbe karşıtı cephenin bütün unsurları zayıflatılıyor, âdeta kökleri kurutulmak isteniyor.

Ezcümle;

Âşina olduğumuz, korktuğumuz ve ürktüğümüz “Eski devlet” yapısı ve uygulamaları “Yeni Türkiye” ambalajı içinde pazarlanmak isteniyor.

Yazık hem de çok yazık!

Milletimiz ve memleketimizin ikbal ve istikbali için üzülürüz ancak bizim cenahta ümitsizliğe yer yoktur; esasen bizde değişen de bir şey yok:

İyilik ve takvaya yardıma ‘Evet', kötülük ve düşmanlığa yardıma ise ‘Hayır!'

MEHMET YAVUZ

Görüş ve Önerileriniz için... 

114 kere okundu.
Diğer Makaleler