KERVAN FM 93.7 | HAK YOLUN KERVANI
KERVAN FM CANLI YAYIN
Şuan KERVAN FM'de

MANŞET HABER-SESLİ MAKALE

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
05:30   HATM-İ ŞERİF
06:30   ESMA-ÜL HÜSNA
07:00   TARİHTE BUGÜN
07:30   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
08:00   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
09:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ
09:30   GAZİANTEP BASINI
10:00   İSTEK KERVANI(CANLI)
12:00   KADIN SAHABİLER VE BİZ
12:30   MÜZİK
13:00   CUMA SOHBETİ
13:30   MÜZİK
14:00   ÖZEL GÜNDEM
14:30   AYDINLIĞA DOĞRU
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
15:30   MÜZİK
16:00   AKŞAM İSTEKLERİ(CANLI)
18:30   ANA HABER(CANLI)
19:00   ANA HABER(CANLI)
19:30   MÜZİK
20:00   TARİHTE BUGÜN
21:00   ÖZEL GÜNDEM
22:00   ANALİTİK EĞİTİM
22:30   MÜZİK
23:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
23:30   MÜZİK
00:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ(YARIM CÜZLÜ)
01:00   GECEYE UYGUN İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

Sizi bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur. Bir de O'nun katında muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Siz hala şüphe ediyorsunuz. (En’âm - 2)

Hadis-i Şerif

"Bana Cebrail Aleyhisselam gelerek "Ümmetinden kim Allah'a herhangi bir şeyi ortak kılmadan (şirk koşmadan) ölürse Cennete girer." [Ebu Zerr]

ANKET
 RADYOMUZU NASIL DİNLEMEYE BAŞLADINIZ 
 ARKADAŞ TAVSİYESİ İLE
 İNTERNETTEN
 FREKANS KARIŞTIRIRKEN
 AFİŞ VE REKLAMLARDAN
 DİĞER
Diğer Anketler
Gaziantep Hava Durumu
GAZIANTEP
Esas Mesele Sünnilik/Şiilik Meselesi Değil!

Hiç kafa karışıklığına gerek yok. Kimse kimsenin namazda elini bağlayıp salıvermesiyle ilgili değildir. Mesele hakka boyun eğmek ile kılıca boyun eğmek arasında tercih meselesidir. Hakkı üstün tutmakla kuvveti üstün tutmak arasında tercihte bulunma meselesidir.

Yezid ile birlikte dinin merkezi mescid/cami olmaktan çıkıp saraya dönüşmüştür. Dinin emrinde olan siyaset dine galebe çalmıştır. Yönetimde belirleyici olan “din” değil “siyasi otorite” olmuştur. Yönetimin esas ve ilkelerini belirleyen din, kademe kademe yönetimden uzaklaştırılmış aksine siyaset imkân ölçüsünde dini belirleyici açıklayıcı tanzim edici olmuştur.

Tek parça olan din ve devlet birbirinden ayrılmış din açıkça devletin beka ve selametine kurban edilmiştir. Din, otoritenin emrinde zalimlerin zorbalıklarına meşruiyet sağlayan araca dönüşmüştür. Özellikle hukuk ve yargı müesseseleri “zorbalığın onay” makamlarına dönüştürülmüştür.

Bunun tabii bir neticesi olarak zamanımızda bir müftü “İyi ki Ali kaybetti, Ali Şam'ı bilmezdi” diyebiliyor. Şam'ı bilmek demek Bizans entrikalarını bilmek reel politik hareket etmek, hakkı hukuku istikrar ve ülke menfaatlerine feda etmektir. Zira Şam fethedilmezden önce Bizans'ın önemli bir merkezi idi.

Otorite ve güç “hakk”ın ölçüsü ve esası kabul edildiği içindir ki, Yezide isyan devlete isyan, devlete isyan hakka isyan olarak telakki edilerek bu insanlık katili Yezidin o meşum icraatına dini kılıf bulunabilmiştir.

Bu nedenledir ki koca koca İslam tarihi Prof.ları ilahiyatçılar çağın yezidi Sisi'yi haklı ve darbesini meşru/yerinde gösterebilmiştir. (Bkz. Ağırakça'dan şaşırtan darbe yorumu) Hz. Ali efendimizin şehit edilmesinden sonra halkın Hz. Hasan'a teveccühünü fasit bir kıyasla veliahtlık gibi algılatma çabasına girilebilmiştir. Saltanatın coğrafyaya yabancı olmadığı, itirazın saltanata değil sultan seçilen şahsa olduğu yorumlarında bulunulmuştur. Kuşkusuz bu yorumlar saray ulemasına özgü yorumlardır. Bu fasit anlayışla yeniden puta tapmaya dönülse ve birileri de itiraz etse herhalde şöyle yorumlanacaktır. “Puta tapma bu coğrafyanın kadim bir geleneği idi. İtiraz edenler aslında puta tapmaya değil kendi putunun kabul edilmemesine itiraz ediyorlar” denilecek maazallah!.

Bu Yezid'i din anlayışıdır ki, haksız ve zalimane bir şekilde açık hapishaneye çevrilen çağın Kerbelası Gazze'ye yardım götürenleri “otoriteden” izin alınmadığı gerekçesi ile kınayabilmiştir. Öyle ki “otorite otoritedir” anlayışı ile dinini dahi sorgulama gereği görülmemiştir. 

Gazze'yi, Tahrir meydanını 6/8 Ekim olaylarında Diyarbakır sokaklarını Kerbela'dan farklı görmeyenler namazlarında ellerini bağlasalar da salıverseler de onlar Hz. Hüseyin'in mezhebindendirler.  Bunların arasına tefrika koyanlar ise Yezid'in mezhebindendirler. Mezhep gidilen yol olduğuna göre kim kimin yolundan gidiyorsa onun mezhebindendir. Vesselam.

 EMİN GÜNEŞ


508 kere okundu.
Diğer Makaleler