KERVAN FM 93.7 | HAK YOLUN KERVANI
KERVAN FM CANLI YAYIN
Şuan KERVAN FM'de

HATM-İ ŞERİF

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
05:30   HATM-İ ŞERİF
06:30   ESMA-ÜL HÜSNA
07:00   TARİHTE BUGÜN
07:30   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
08:00   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
09:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ
09:30   GAZİANTEP BASINI
10:00   İSTEK KERVANI(CANLI)
12:00   HADİS DERYASI
12:30   MÜZİK
13:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
13:30   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:30   AYDINLIĞA DOĞRU
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
15:30   MÜZİK
16:00   AKŞAM İSTEKLERİ(CANLI)
18:30   ANA HABER(CANLI)
19:00   ANA HABER(CANLI)
19:30   MÜZİK
20:00   TARİHTE BUGÜN
21:00   MÜZİK
22:00   KADIN SAHABİLER VE BİZ
22:30   MÜZİK
23:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
23:30   MÜZİK
00:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ(YARIM CÜZLÜ)
01:00   GECEYE UYGUN İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

"Kendilerine zulmedildikten sonra Allah uğrunda hicret edenleri dünyada güzelce yerleştireceğiz; Ahiret mükâfatı ise daha büyüktür." (Nahl - 41)

Hadis-i Şerif

Hangi idareci yoksul ve düşkünlere kapısını kaparsa, Allah da ona fakirlik, ihtiyaç ve düşkünlüğüne karşı rahmet kapılarını kapar. [Tirmizi, Ahkam 6]

ANKET
 RADYOMUZU NASIL DİNLEMEYE BAŞLADINIZ 
 ARKADAŞ TAVSİYESİ İLE
 İNTERNETTEN
 FREKANS KARIŞTIRIRKEN
 AFİŞ VE REKLAMLARDAN
 DİĞER
Diğer Anketler
Gaziantep Hava Durumu
GAZIANTEP
Yeni Nesil Gelinler

Yine lafı geveleyip durduğumuza göre farklı bir mesele olmalı, öyle değil mi? Mesele; feminizm rüzgârına kapılan Müslüman genç kızlarımız; başka bir ifade ile ‘yeni nesil gelinler'. Feminizmden daha tehlikeli bir hastalığa yakalanmışlar ki o da ‘feminizme İslami kılıf geçirme' hastalığıdır. Bu kardeşlerimiz evliliği komün bir sistem olarak yaşamak isterler. ‘Herkes kendi hayatını yaşasın, kimse kimseye karışmasın, herkes kazandığını ortaya koysun yiyelim.' tarzı bir hayattır istedikleri. Okumuşluk oranı ve buna dayalı olarak çalışan kadın sayısı arttıkça, bu tarz şartlar sunan bacılarımızın sayısı artacağa benziyor. Kayınvalideye yakın yerde oturmak istememe ise en masum istek olarak görülüyor.

Dedik ya, feminizme İslam kılıfı geçiriyorlar diye. Müstakbel eşe sunulan şartlar devam ediyor: “Yemek yapmam, hazır getireceksin. Çocuklara bakmak zorunda değilim. Bebekken süt vermem, vücudum bozulur; sütanne tutacaksın.” Yuvanın huzuru bozulduktan sonra, vücudun bozulmasa ne olur! Evladına hasret giden analar, analarının kefenin içindeki soğuk yüzünü dahi öpemeyip koğuşun ranzasında battaniyesini gözyaşıyla ıslatan koca adamlar da mı gelmez aklına?

Dünyayı gezmemize gerek yok. Şöyle bir etrafımıza bakalım ve herkesin, mecbur olmadığı işten elini çektiğini düşünelim. Hayat çekilmez olurdu. Hele ki anneler, annelerimiz. Kadınlar hele de...

Kadınların elinin değmediği işin tadı kaçar. Kadının duasıyla pişmeyen yemeğe hiçbir baharat kâr etmez. Kadının muhabbetle dokunmadığı demlik küser çaya ve o çaydan tat alamazsınız. Kadının sevmediği çiçek ya kurur, gider ya da gelişmez. Kadının beslemediği hayvan da ya gelişmez ya da aşırı gelişir ve azman olup sağa sola zarar verir. Hal böyleyken kadının, yani annenin elinin değmediği, sütünün beslemediği, elinin okşamadığı, yemeğinin midesine girmediği bir çocuğun hali nice olur? O çocuk büyür ve yarın o annenin bile başına bela olur.

Çocuk… Ana rahmine düşer düşmez imtihandır. Kıpırdamaz, imtihan; kıpırdar, imtihan; gelişir, imtihan; doğar, imtihan. Çocuk anneye, anne de çocuğa hem rahmet hem imtihan. Zaten hayatın tamamı imtihan değil mi? “Mü'minin her hali şaşırtıcıdır.” şeklindeki hadis-i şerifte hem nimetten hem de musibetten bahsediliyor. Efendimiz (sav) adeta “İkisi de size imtihan.” mesajı veriyor.

Biz Müslümanız. Fakat günahsız da değiliz. Her halimizde Allah'ın rahmetine ve affına muhtacız. Af içinse bahanelere muhtacız. Evet, bazı işleri yapmaya mecbur olmayabiliriz. Fakat çocuğumuzun altını temizlerken “Allah'ım! Ben mecbur olmadığım halde bu çocukla ilgileniyorum. Sen de mecbur olmadığın halde beni affet.” desek fena mı olur?

Biz Müslüman hanımlarız. Komün sistemi ‘common' (yaygın) hale getirip eşimizle ‘Come on man!' tarzı Amerikan takılamayız.

Biz Müslümanız. Çocuklarımızı; ahlakını, ne yiyip ne içtiğini, dahası kimlerle oturup kalktığını, hangi dizilere müptela olduğunu bilmediğimiz bir kadının sütüne ve insafına bırakamayız.

Biz Müslümanız. “Hatice (r.anha) da mecbur değildi Rasulullah (asv)'a azık götürmeye ama canını bile serdi yoluna.” der, önümüze bakarız.

Esma b. Yezid soruyor: “Ya Rasulallah! Biz kadınlar erkeklerin ihtiyaçlarını gideriyoruz. Sizin çocuklarınıza bakıyoruz, işlerinizi yapıyoruz. Ama biz evde oturuyoruz, sizler cihada gidip sevap kazanıyorsunuz.” deyince Efendimiz (sav) buyuruyor ki:

“Sizin evinizde iffetinizle oturup çocuk bakmanız cihada denktir.”

Bu müjdeyi duyan Hz. Esma yüksek sesle tekbir getiriyor. Allâh-u Ekber. Ne büyük kâr! Ne mühim kazanç! Kutlu doğumu ve Üç Ayları idrak ettiğimiz bu en mübarek günlerde, sahabenin ahlâkıyla ahlâklanmaya niyet edelim. Niyet edelim isâra, başkasını kendi nefsimize tercih etmeye. Niyet edelim yuva kurmaya, imtihan edildiğimizde dinde sabitkadem durmaya ve bu suretle Hakk'ın rahmet kapısını çalmaya.

Receb-i Şerifiniz ve Kutlu Doğum programlarınız mübarek olsun. Dualarınızda yerimiz olması dileğiyle… Rahman'a emanet olunuz.

BETÜL YILMAZ


578 kere okundu.
Diğer Makaleler