KERVAN FM 93.7 | HAK YOLUN KERVANI
KERVAN FM CANLI YAYIN
Şuan KERVAN FM'de

HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
05:30   HATM-İ ŞERİF
06:30   ESMA-ÜL HÜSNA
07:00   TARİHTE BUGÜN
07:30   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
08:00   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
09:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ
09:30   GAZİANTEP BASINI
10:00   İSTEK KERVANI(CANLI)
12:00   CEMAL ÇINAR HOCA SOHBET
12:30   MÜZİK
13:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
13:30   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:30   AYDINLIĞA DOĞRU
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
15:30   MÜZİK
16:00   AKŞAM İSTEKLERİ(CANLI)
18:30   ANA HABER(CANLI)
19:00   ANA HABER(CANLI)
19:30   MÜZİK
20:00   TARİHTE BUGÜN
21:00   MÜZİK
22:00   PSİKOLOJİ VE İNSAN
22:30   MÜZİK
23:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
23:30   MÜZİK
00:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ(YARIM CÜZLÜ)
01:00   GECEYE UYGUN İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

Bu (Kur'an), Ümmü'l-kura (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler. (En’âm - 92)

Hadis-i Şerif

"Silahla öldürülen nice kimseler vardır ki, ne şehiddir ve ne de övülmeye değer bir kahraman. Yatağında eceliyle ölen nice kimselerde vardır ki, Allah katında şehiddir." [Ebû Nuaym]

ANKET
 RADYOMUZU NASIL DİNLEMEYE BAŞLADINIZ 
 ARKADAŞ TAVSİYESİ İLE
 İNTERNETTEN
 FREKANS KARIŞTIRIRKEN
 AFİŞ VE REKLAMLARDAN
 DİĞER
Diğer Anketler
Gaziantep Hava Durumu
GAZIANTEP
Suriye Avrupa'ya, Halep Brüksel'e çok mu uzak?

Bilad-ı Şam'ın küçük bir parçası olan Suriye, üçe-dörde, Bağdat eyaleti olarak isimlendirilen Irak üçe bölündü, bölünecek. Yemen'de, Sudan'da, Libya'da aynı senaryolar devreye sokulmaya çalışılıyor. Belki yarın bu bölünmeler de yeterli görülmeyecek. Birbirine düşman kanton ve şehir devletlerine bölünecek.

Akan Müslüman kanı, yakılan-yıkılan, yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynakları talan edilen İslam beldeleri, maalesef Batı dünyasını hiç ilgilendirmedi, kadın ve çocukların arşı inleten feryat ve figanları onları insaf ve vicdana getirmedi. Ne de olsa bunun müsebbibi ve baş aktörü kendileri ve uygulamış oldukları sözüm ona çözüm reçeteleri idi. Batı dünyasının terörizm ve teröriste karşı olduklarını ifade eden açıklamalarına bakılıp da kanılmasın. Karşı oldukları terörist ve terörizm değil,  terörizmin kendi topraklarını, şehirlerini,  faaliyet alanı olarak kullanmasına karşılar. Yoksa savaş ve terörizmin İslam beldelerini viraneye çevirmesine, içerisinde rükû ve secdede olan Müslümanlarla birlikte camilerin patlatılmalarına karşı olmadılar.  Bunu direk veya dolaylı olarak desteklediler, ateşi söndürme yerine ha bire körüklediler. Ölen bunca masum için bir gün olsun ‘hepimiz Bağdat'ız, Şam'ız, Halep'iz, Ankara'yız, Kahireyiz, Halepçe'yiz, İslamabad'ız, Myanmar'ız, Esma'yız, Yasin'iz, Riyad'ız, Kürt Aylan bebeğiz,  demediler ve demeyecekler de.  Ama söz konusu kendileri olunca ‘Hepimiz Paris'iz, Brüksel'iz, Charlie Hebdo'yuz' diye meydanlarda devasa yürüyüşlerle haykırdılar.

Bir mahallede bir köyde büyük bir yangın var ise o köylülere ve mahalle sakinlerine düşen hep birlikte o yangını söndürmek ve gerekli tedbirleri almaktır.  Yangın her tarafı kaplamışken, tek başına evini, işyerini korumak akıl kârı değil ve korunamaz da.  İslam beldelerindeki özellikle Suriye'deki beş yılı aşkındır devam eden yangın büyüdükçe büyüdü. Büyük bir köy haline gelen dünyamızda internet, sosyal medya aracılığıyla sınırları ve coğrafyaları aşarak Avrupa'yı da yakmaya başladı. Suriye'de Işid'in merkezi olan Rakka'da Arapçadan sonra en çok konuşulan dilin Fransızca olduğu söyleniyor. Avrupalı veya Avrupa vatandaşı olan binlerce kişi savaşmak, öldürmek, kendini patlatmak için Suriye'ye aktı. Kimse buna engel olmadı. Avrupa'dan çıkmalarına izin verildi,  göz yumuldu, teşvik edildi. Ne de olsa orada ölecek ve Avrupa'da kendi radikallerinden, delilerinden masrafsız kurtulmuş olacaktı. Ama gel gör ki böyle olmadı. Gidenlerin bir kısmı geri geldi, sosyal medya aracılığıyla akrabalarıyla, arkadaşlarıyla ilişkiler kuruldu, etkilenmeler oldu, tecrübeler paylaşıldı.  Suriye'nin Avrupa'ya, Şam'ın Paris'e, Halep'in Brüksel'e o kadar da uzak olmadığı görüldü.

Batı dünyasının Müslümanlara karşı asırlardır devam eden barbarca uygulama ve zulümlerine karşın kin ve nefretle dolmuş yığınlarca genç vardı. Bu kin ve nefret;  cihat, şehadet ve cennetle yoğrulup süslenince kendini patlatmaya hazır yüzlerce insan emir bekler hale geldi. İslam'ın vasat çizgisine muhalif tekfirci örgüt ve düşüncelere gün doğdu. İşte Paris, işte Brüksel ve korku içerisinde sıranın kendilerine gelmesini bekleyen Avrupa başkentleri…

Batı dünyası huzur içinde yaşamak ve gelecek nesillere iyi bir dünya bırakmak istiyorsa Müslümanlara karşı olan insanlık dışı tutum ve uygulamalarından, sömürgeci politikalarından derhal vazgeçmeli, kendi insanlarına üzüldükleri gibi, Müslümanların da acılarını paylaşmalı, yürekleri sızlanmalıdır. Avrupa'nın güvenliği kendi sınırlarından değil,  Suriye'den, Iraktan, Türkiye'den, Mısır'dan başlar. Buraları huzurlu ise oraları da huzurlu olur. Müslümanlar mutlu ise onlar da mutlu olur.

Yoksa kaybeden kendileri olacaktır.

MEHMET EŞİN


459 kere okundu.
Diğer Makaleler