KERVAN FM 93.7 | HAK YOLUN KERVANI
KERVAN FM CANLI YAYIN
Şuan KERVAN FM'de

MANŞET HABER-SESLİ MAKALE

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
05:30   HATM-İ ŞERİF
06:30   ESMA-ÜL HÜSNA
07:00   TARİHTE BUGÜN
07:30   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
08:00   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
09:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ
09:30   GAZİANTEP BASINI
10:00   İSTEK KERVANI(CANLI)
12:00   KADIN SAHABİLER VE BİZ
12:30   MÜZİK
13:00   CUMA SOHBETİ
13:30   MÜZİK
14:00   ÖZEL GÜNDEM
14:30   AYDINLIĞA DOĞRU
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
15:30   MÜZİK
16:00   AKŞAM İSTEKLERİ(CANLI)
18:30   ANA HABER(CANLI)
19:00   ANA HABER(CANLI)
19:30   MÜZİK
20:00   TARİHTE BUGÜN
21:00   ÖZEL GÜNDEM
22:00   ANALİTİK EĞİTİM
22:30   MÜZİK
23:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
23:30   MÜZİK
00:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ(YARIM CÜZLÜ)
01:00   GECEYE UYGUN İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

İnkâr eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, Cehennemliktirker." (Mâide - 10)

Hadis-i Şerif

Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan (yabancı) bir kadınla yalnız kalmasın!

Bunun üzerine bir adam kalkarak: "Ey Allah'ın Resülü, kadınım hacc için yola çıktı, ben ise falan falan gazvelere yazıldım!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öyleyse git hanımına yetiş, onunla hacc yap!" diye emretti." [Buhari, Nikah 111]

ANKET
 RADYOMUZU NASIL DİNLEMEYE BAŞLADINIZ 
 ARKADAŞ TAVSİYESİ İLE
 İNTERNETTEN
 FREKANS KARIŞTIRIRKEN
 AFİŞ VE REKLAMLARDAN
 DİĞER
Diğer Anketler
Gaziantep Hava Durumu
GAZIANTEP
Yüzde 99,2'lik oy

Cumhurbaşkanını halkın seçiyor olması önemliydi. Ancak daha da önemlisi artık hükümetin devletin tümü şeklinde algılanmasıdır. Dönemin küresel aktörlerinin Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasına Lozan'da hangi şartlarda izin verdiği herkesin malumu iken, o şartların aleyhine bir tutuma çok müsaade edilmeyeceği de beklenen bir husustur. O şartların başında da elbette ki İslami referanslar yerine laik devlet anlayışı ile seküler yaşam tarzının esas alınması vardır. Askeri vesayetin dondurulmasıyla beraber, tam da halkla devletin bütünleşmesinden bahsedilecekken bu defa da işte mezkur antlaşmanın ortaya çıkardığı kanserli tümör işi bozmaktadır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti dediğimiz bu devletin kuruluş felsefesi, seksen milyonluk halkın inanç ve değerlerine uymamaktadır. Yani bir doku ve kan uyuşmazlığı söz konusudur. Çünkü halkın İslam diye bir dini aidiyeti varken, devletin ise dini reddeden Kemalist bir rejimi vardır.

Dolayısıyla şu anda halkın önünde hiç kimsenin aşmaktan bahsetmediği laik rejim duvarı durmaktadır ve seçimlerde bu sınırlar içindeki tercih sorulmaktadır. Bu duvar aşılmadıkça, ülkenin iç ve dış diye tasnif edilen bir takım tehditlerden selamete ermesi, Lozan'daki aktörlerin güncel varislerine kafa tutup tavır alınması ve gerçek anlamda büyük bir güç olunması mümkün değildir.

Şimdi böyle bir ahval ve şerait içinde bir seçime daha gidilecek. Seçimin sonucunu, partisi olmayanlar belirleyecek. Gelinen noktada, yüzde 15 CHP, yüzde 7 MHP ve yüzde 7 civarında da HDP'nin kemik bir tabanı var ki, bu taban için, ‘bizim' deyip oy verdikleri partinin, ne adayları, ne de söyledikleri önemlidir. Hatta kendi partilerinin başında, her şeye hayır diyen, ikide bir kızıp bağırmaktan başka hiçbir varlık emaresi olmayan biri de bulunsa veya seçmen kütüğünde adının olmadığını bilmediği için oy kullanamayan biri de olsa ve halkı sokağa döküp onlarca masum insanı katlettirecek kadar gözü dönmüş sözde bir takım liderler de olsa bu tabanların umurlarında değildir.

Bu platonik aşk veya kara sevda için, özgürlüklerin, hizmetin, yatırımın, gücün, refahın, büyümenin, kalkınmanın, ekonomi ve ticaretin, sağlık ve ulaşımın, tarım ve sanayinin, eğitim ve üniversitelerin filan hiçbir önemi yoktur. ‘Bütün imam hatipler kapatılsın, başörtüsü her yerde yasaklansın ama yeter ki CHP iktidar olsun' diyen bir zihniyetten bahsediyoruz. Ya da ‘bütün Kürtler, varlığını Türk varlığına armağan etsin, yeter ki MHP iktidar olsun' diyen bir düşünceden veya ‘Kürtlerin bütün dini, ahlaki ve kültürel değerleri elinden alınsın yeter ki her kürdün HDP'li olduğu fikri pekişsin' diyen bir anlayıştan söz ediyoruz. Yani ismini ve içeriğini hiç bilmedikleri Makyavelizm'in neredeyse akademisini kurup ders verecek kadar aşırılaşmış milyonluk kitlelerden bahsediyoruz. Gelişen teknolojinin de bu körü körüne bağlanma için kullanılmasıyla beraber ortaya çıkan ayrışma ve kamplaşma da büyümeye başladı. Sanki sağ sol çatışmalarının yaşandığı döneme benzer bir girdaba yatırım yapanlar, sadece iki taraflı değil, Suriye'deki gibi üç dört taraflı bir karmaşa için ocağın altını daha da fazla açmaktadırlar.

Ve ortada, sadece “bizden olsun çamurdan olsun” diyen formatlanmış kalabalıklar yoktur bir de taraftarı gaza getiren ve katalizör gibi tepkimeyi hızlandırmaya çalışan bir sürü sözüm ona gazeteci ve yazar kılıklı kalemşörler de ihale beklemektedirler. Yıllarca ABD gibi ülkelerin attığı kemikleri yalamaya alıştıkları için dilleri de tatlı olan bu medya maymunları, fitne üreten makineler hükmündedirler.

Ve seçim geldi. Sonuçlar üç aşağı beş yukarı belli. Yüzde 43 ile kıl payı tek başına iktidara gelecek olan bir Ak parti var. Ve yüzde 28 CHP, yüzde 12 MHP ve yüzde 11 oy alacak bir HDP gözüküyor. Seçimler bir şekilde bazı sorunları çözecek gibi gözükse de, yakın gelecek de kazan kaynamaya devam edecek.

Geçen yıl Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez; “Artık bilimsel bir gerçek; Türkiye'nin yüzde 99,2'si en üst kimlik ve aidiyetini Müslümanlık olarak açıklıyor” demişti. Yani hangi parti yüzde kaç alırsa alsın bu ülkede yüzde 99,2'nin oyu aynı. Yeter ki oyumuza sahip çıkalım.

ÖZKAN YAMAN


743 kere okundu.
Diğer Makaleler