KERVAN FM 93.7 | HAK YOLUN KERVANI
KERVAN FM CANLI YAYIN
Şuan KERVAN FM'de

KÖYLÜNÜN SESİ

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
05:30   HATM-İ ŞERİF
06:30   ESMA-ÜL HÜSNA
07:00   TARİHTE BUGÜN
07:30   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
08:00   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
09:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ
09:30   GAZİANTEP BASINI
10:00   İSTEK KERVANI(CANLI)
12:00   KUR'AN İKLİMİ
12:30   MÜZİK
13:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
13:30   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:30   AYDINLIĞA DOĞRU
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
15:30   MÜZİK
16:00   AKŞAM İSTEKLERİ(CANLI)
18:30   ANA HABER(CANLI)
19:00   ANA HABER(CANLI)
20:00   TARİHTE BUGÜN
19:30   MÜZİK
21:00   MÜZİK
22:00   KÖYLÜNÜN SESİ
22:30   MÜZİK
23:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
23:30   MÜZİK
00:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ(YARIM CÜZLÜ)
01:00   GECEYE UYGUN İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

Rablerini inkar edenlerin durumu (şudur): Onların amelleri fırtınalı bir günde rüzgarın, şiddetle savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İyiden iyiye sapıtma işte budur. (İbrahim - 18)

Hadis-i Şerif

"Kul tevâzu edince, Allah Tealâ onu yedi kat göklere kadar yükseltir." [Feyzü'l-Kadîr]

ANKET
 RADYOMUZU NASIL DİNLEMEYE BAŞLADINIZ 
 ARKADAŞ TAVSİYESİ İLE
 İNTERNETTEN
 FREKANS KARIŞTIRIRKEN
 AFİŞ VE REKLAMLARDAN
 DİĞER
Diğer Anketler
Gaziantep Hava Durumu
GAZIANTEP
Suriye politikası değişirken

İşte o sıralarda “Suriye muhalefeti” diye bir grup görünmeye başladı. Çoğu Suriye dışında yaşayan laik, solcu ve İslamcılardan oluşan bu muhalif isimlere kısa sürede Esad'a cephe alan eski Baasçılar da katıldı. Amerika ve Avrupa'nın öncülüğünde “Suriye'nin dostları” adı altında toplantılar yapıldı ve Esad sonrası için hesaplar yapılmaya başlandı.

Ama alanda durum farklıydı. Vitrindeki kişiler ile alandaki kişilerin ideolojik kimlikleri uyuşmuyordu. Alanda Amerika ve Avrupa desteğindeki Cemal Maruf'un grubu vardı; ama bu grup kısa sürede tasfiye edildi. El Kaide bağlantılı grubun yanı sıra irili ufaklı ve sayıları yirmiden fazla olan İslami grup vardı Baas rejimine karşı savaşan. Kürt bölgelerinde ise Baas'ın desteğiyle silahlanıp diğer grupları tasfiye eden Pyd kontrolü ele almıştı.

SAVAŞIN KESKİNLEŞTİRDİKLERİ

Kimi Arap ülkeleri ve Türkiye Esad karşıtlarına destek verirken, İran ve Hizbullah ise Esad'a destek verdi. Böylece farklı ülkelerin Suriye coğrafyasında bir vekâlet savaşı yaşanmaya başladı. Savaş, tanımlama ve üslupta keskinleşmeye sebep oldu. Bir taraf Işid üzerinden Suriye muhalefetini “Tekfirci”likle, Cemal Maruf gibi isimler üzerinden de Amerikancılıkla suçlamaya başladı. Diğer taraf da meseleyi İran-Hizbullahın “Zalim Suriye rejimine desteği” olarak okumaktansa selefi grupların etkisi ile mezhep bağlamında değerlendirmeye başladılar. Buna İran-Şii kaynakları da zemin hazırladı. Eskiden İran kaynaklarında bile Nusayrilik “Gulatı Şia” olarak tarif edilirken savaş süreciyle birlikte “Alevi islamı” kategorisinde değerlendirildi. Tabii bu arada Alevi kültürden gelen ve Marksizmin farklı tonlarıyla kendilerini ifade eden grupların Alevi-sol ortak paydasından dolayı Esad'a destek vermeleri yeni savrulmalara sebep oldu. Alevileri “islami şuura” yaklaştırma gayretinde olduklarını söyleyenlerin adım adım “sol”a savrulması ittifakları stratejik olmaktan çıkardı ve tümüyle mezhebi-ideolojik bir zemine oturttu.

KÜRESEL DÖNÜŞÜM

Suriye politikasında küresel çapta bir dönüşüme doğru gidiliyor.

İran-Rusya yerlerinde sabit kalarak Esad'a olan desteklerini yineliyorlar; ama bu arada Rusya fiili olarak savaşın içine giriyor.

Alanda aradıklarını bulamayan Amerika ve Avrupa “Esad'sız çözüm”den “Esad ile çözüm” noktasına gelmiş bulunuyorlar. Amerika, Esad'ın müttefiki olan Pyd-Pkk ile ittifak kurarak “Işid ile mücadele” adı altında Suriye muhalefetini vurmaya başladı. Meselenin Işid olmadığı, Esad'ın canını sıkan İslami grupların hedef alındığı bir süre sonra net olarak ortaya çıktı.

Amerika her ne kadar itiraz ediyor gözükse de “Esad ile çözüm” fikrine çok uzak değil. Avrupa'da İngiltere'nin farklı, Almanya'nın farklı hesapları olmakla birlikte Esad ve Pkk konusunda Amerika ile aynı yerde bulunuyorlar. Ortak olarak Körfez Ülkelerini de ikna ederek Türkiye'yi “Geçiş süreci”ne zorlamak istiyorlar. Esad'lı olmazsa da “Baas'lı çözüm”ün Türkiye tarafından kabul göreceğini düşünüyorlar.

Peki süreç beraberinde neler getirebilir?

Türkiye'nin yalnız bırakılması “iyi çalışılmış” bir planlamadan söz etmemizi gerektiriyor. Halihazırda Pkk ile yaşanan kaotik durum göz önünde bulundurulduğunda Türkiye'nin kısa süreli de olsa bu kadar gücü karşısına alması beklenmiyor. Türkiye'nin Suriye coğrafyasından çekilmesi ile islami muhalif unsurların terörize edilerek koalisyonun hava gücü, Baas ve Pkk'nin kara gücüyle imha edilmesi tasarlanıyor. Buna karşılık Türkiye'ninse boş durmadığı biliniyor. El Kaide bağlantılı Nusra hareketini lider kadrosunun Suriye'yi terk etmesi, alt birimlerdeki askeri unsurların ise diğer islami muhalif gruplarla beraber ÖSO bünyesine alınması ve bu şekilde kriminalize edilmelerinin önlenmesi amaçlanıyor.

Geçiş hükümetlerinin uzun vadede çözüm getirmediği ve farklılıkları derinleştirdiği ise Irak örneğinde net olarak görülmektedir.

Yani batılı güçlerin amacı Suriye'yi iç savaştan çıkarıp “kontrollü kaos” yöntemleriyle huzura hasret bırakmak ve kendilerine muhtaç hale getirmektir.

HASAN SABAZ...


550 kere okundu.
Diğer Makaleler