KERVAN FM 93.7 | HAK YOLUN KERVANI
KERVAN FM CANLI YAYIN
Şuan KERVAN FM'de

HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)

Dinliyorsunuz

BUGÜN YAYIN AKIŞI
SAAT   PROGRAM
05:30   HATM-İ ŞERİF
06:30   ESMA-ÜL HÜSNA
07:00   TARİHTE BUGÜN
07:30   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
08:00   HAYIRLI SABAHLAR(CANLI)
09:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ
09:30   GAZİANTEP BASINI
10:00   İSTEK KERVANI(CANLI)
12:00   CEMAL ÇINAR HOCA SOHBET
12:30   MÜZİK
13:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
13:30   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:00   GÜNÜN İÇİNDEN(CANLI)
14:30   AYDINLIĞA DOĞRU
15:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
15:30   MÜZİK
16:00   AKŞAM İSTEKLERİ(CANLI)
18:30   ANA HABER(CANLI)
19:00   ANA HABER(CANLI)
19:30   MÜZİK
20:00   TARİHTE BUGÜN
21:00   MÜZİK
22:00   PSİKOLOJİ VE İNSAN
22:30   MÜZİK
23:00   MANŞET HABER-SESLİ MAKALE
23:30   MÜZİK
00:00   KUR'AN-I KERİM MEALİ(YARIM CÜZLÜ)
01:00   GECEYE UYGUN İLAHİ-EZGİ-ŞİİR
Multimedya
Kuran Dinle
İnternetin Zararları
Ayet-i Kerime

Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır. (En’âm - 59)

Hadis-i Şerif

İlim İslam'ın hayatıdır, imanın direğidir. İlim öğrenen kimsenin mükafatını, Allah tam tamına verir. Bir kimse öğrenir ve öğrendikleri ile amel ederse, Allah bilmediklerini de öğretir. [Muhtarü'l-Ehadis, 1.100: 786]

ANKET
 RADYOMUZU NASIL DİNLEMEYE BAŞLADINIZ 
 ARKADAŞ TAVSİYESİ İLE
 İNTERNETTEN
 FREKANS KARIŞTIRIRKEN
 AFİŞ VE REKLAMLARDAN
 DİĞER
Diğer Anketler
Gaziantep Hava Durumu
GAZIANTEP
Beşinci yılında Suriye iç savaşı

Suriye ve Suriye halkının bu içler acısı manzarası Suriye'deki vahşetin geldiği noktayı da aslında tüm çıplaklığıyla görebilen gözlere gösteriyor. Görebilen gözler diyorum, çünkü nice gözleri olan vardır ki hakikatte görmezler. Yine nice kör zannedilenler de vardır ki gözleri görmese bile tüm hakikatleri görürler. Bu utanç verici tablo karşısında gözyaşı döküp elinden geldiği kadar mazlum Suriye halkına yardım edenler, etmeye çalışanlar görebilen gözlere ve ölmemiş vicdanlara sahiptirler. Ama emin olun bu tür insanlar çok azdır.

İnsanların büyük çoğunluğu ise ‘gözleri var ama asla görmez' tiplerdir. Vicdanları yoktur ki sızlasın. Kalplerinde merhamet yok ki gözyaşı döksünler. İşte Amerikası, Avrupası, BM, ATE ve benzerleri hepsi bu tiplerdir. Emin olun ne bu manzara ne de başkası, bunlara asla gözyaşı döktüremez. Esasında bunların gündemini de işgal etmez. Çünkü bey efendilerin iştahı kapanır sonra. Onların tek düşündüğü Suriye'de savaşan guruplara hangi oyunlarla nasıl daha çok silah satıp kar edebilecekleridir. 5. yılına giren Suriye savaşında 5 yıl boyunca tarafların yaptığı bu çirkin savaşta kullandıkları bunca silah kimler tarafından verilmektedir, nereden buluyorlar bu kadar silahı acaba. Yine bunlar tarafından değil mi? Onların mantığı sadece şudur: Savaşsın Müslümanlar, Gelsin dolarlar.

Savaşı kim kazanmış, kim kimi öldürmüş, hiç de önemli değil onlar için. Çünkü her halükarda ölen Müslüman olmakta ve bir düşmanları azalmakta. Üstelik dolarlarına da dolar katmaktalar.

İşte bu savaşın özeti budur. Tarih boyunca gayri İslami güçlerin Müslümanlara karşı uyguladığı taktik budur.

İslam her şeyin, her problemin çaresini ürettiği gibi bu hastalığın da ilacını Müslümanlara öğretmiştir aslında. Vahdet…

Vahdet İslam'ın temel emirlerinden birisi olup bu hastalığımızın tek ilacıdır. Allah-u Teâlâ Kur'an-ı Kerimde Müslümanlara “Hepiniz toptan Allah'ın ipine (dinine) sımsıkı sarılın ve sakın tefrikaya düşmeyin” şeklinde seslenerek bütün Müslümanlara Allah'ın dinine hep beraber sımsıkı yapışmayı ve tefrikaya düşmemeyi emretmiştir. Bu Müslümanların faydasına olan çok önemli bir emirdir. Tarihe baktığımız zaman Müslümanlar ne zaman Allah'ın bu emrine uymuşlarsa, büyük bir güçle beraber izzet ve şeref kazanmışlar, başta Hıristiyanlar ve Yahudiler olmak üzere dünya onlara boyun eğmiştir. Ama ne zaman ki Müslümanlar bu gün olduğu gibi Allah'ın vahdet emrini unutmuşlar, çeşitli ırk, millet, mezhep, meşrep, gurup ve tarikatlara bölünmüşler ve bunları kendi aralarında bir zenginlik unsuru olarak değil de, münakaşa, tartışma ve ayrılık vesilesi yapmışlarsa Allah-u Teâlâ'nın şefkat tokadını yemişler. Düşmanları karşısında zayıflamışlar, başta Haçlı orduları olmak üzere bütün düşmanlarına yenilmişler, izzet ve şereflerini kaybetmişler, zillet içinde gayrı müslimlere boyun eğmek zorunda kalmışlardır.

Sizce başta Suriye olmak üzere, günümüz müslümanlarının bu günkü durumu bundan farklı bir şey mi?

Selam ve dua ile.

M.MÜFİT YARAY


716 kere okundu.
Diğer Makaleler